AŞK NEDEN SOLAR: AŞKIN HALLERİ KİTABI
1- YATAK ODASINDAKİ MEZARLIK
Aşk ilişkisi içinde cinselliğin aşkın kanıtı, ifade biçimi olarak görülmesi, aşkın kendini gerçekleştirme yolu olması, cinselliğe yüklenen anlamlardan biridir. Birbirlerini kardeş olarak gören tarif eden çiftler vardır. Erkek ve kız kardeş birbirlerine bağlı ve sadıktır, iktidar savaşı önemini yitirir.
Peki erkek ve kız kardeş gibi yaşayan çiftlerde cinselliği ortadan kalkmasıyla oluşan boşluğa ne olmaktadır?
Cinselliğin olmadığı bir ilişkide sadece şefkat ve dostluğa dayalı duygusal bir yakınlık yeterli midir?
Şu unutulmamalıdır: cinselliğin bir kenara itildiği ilişkiler canlılığını yitirir. Sonunda yalnızca aynı evi paylaşan üniversite öğrencileri gibi yaşamaya başlanılır.
2-GÜNLÜK YAŞAM VE AŞK
Aşıklar cıvıl cıvıldır, birbirlerine yalnızca kendilerinin anlayacakları espiriler yapıp, başkalarına ne kadar özel olduklarını gösterirlerken bir taraftan şu soruların yanıtlarını aralar “bu aşk günlük yaşam rutini karşısında direnebilecek mi?”
İlişkiler günlük yaşamda devam edebilmesi için kişilerin arzu ve özlemleriyle vedalaşması mı gerekir?
Toplumsal ideallerden başka herkesin kendilik ideali vardır, kendiliğin ideal resmi.. gerçek kendilik resmimiz ile ideal kendilik resmimiz arasında fark ne kadar azsa o kadar iyi hissederiz kendimizi. Aşk ilişkisi de kendilik idealimize yakınlaşmanın en bilinen yoludur. Aşk her iki tarafa da iyi gelir, çünkü her ikisi de karşısındaki tarafından görülmek istediği gibi görülür. Aşkın cilası silinip gerçek kendilik kendini göstermeye başlayınca bir çok insan için eş değişimi ya da bu zevkli oyuna yeni baştan başlamak için bir vesile olur.
Bir başka deyişle ideal ilişki hayalinde birey ötekini kendi fantazisinde şekillendirir ve hayal ettiği eş modelini yaratır. Burada oldukça ağır narisistik çarpıtma vardır. “Benim aşkım seni her gün daha da güzelleştiriyor.” Aşık olanın kendi büyüklenmeci hayallerinin de yansıması..
3-SEVGİSİZLİK ÖLDÜRÜR
Duygusal yakınlık aşk ilişkisinin en önemli bileşendir. Nedir bu duygusal yakınlık peki? Günlük yaşamın getirdiği tehdit ve tehlikelerden korunmak için emniyet ve güven duygusu veren ilişkilerin temel özelliğidir. Aşkın ruhumuzu yücelten o ulviliğine ihtiyacımız vardır. Hatta beslenme ve barınmadan daha temeldir bu ihtiyaç. Rhesus maymunları ile yapılan deney bunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu maymunlar aç kalma pahasına okşandıkları, sıcacık ve yumuşacık bakıcıyı seçerler.
4-YAKINLIK KORKUSU
Kayıp yaşantısı olan insanlar ilişkilerinde büyük bir emniyet mesafesi bırakırlar, kendilerini duygusal olarak tam anlamıyla açmayarak yeni bir kayıp yaşamaktan korumaya çalışırlar. Ama tam da böyle yaptıklarında engellemek istedikleri şey başlarına gelmez mi?
Yakınlığı tehdit olarak görmelerinin iki nedeni var:
- Çocukluk ya da gençlik yıllarında anne ve babalarından kendilerini boğacak kadar çok, özgürce hareket edebilecekleri bir alan bırakmayan yakınlık ve İLGİ görmeleri.
- Yakın ilişkilerde yaralanmış, travmatize olmuş olmalarıdır.
5- ALDATMANIN CAZİBESİ
“Bana bunu neden yaptın.”
Eşler arasında ne tür bir denge bozukluğu eşlerden birini bu dengesizliği başka bir ilişkiyle düzeltmeye iter? Aldatma, salt bir şekilde evlilikle başlayan bir dinamiğin sonucu olarak adlandıramayız tabi. Başlığa sadık kalarak aldatmanın psikolojisi konusunu daha sonra değinmek istiyorum.
Evlilik dışı ilişki evlilikteki dengeyi bir daha eski haline gelmeyecek şekilde altüst eder. Hans Jellouschek evlilik dışı ilişkilerin aldatan ve aldatılan tarafından 5 farklı şekilde değerlendirdiğini söylemiştir. Bu değerlendirmeler krizle başa çıkma denemelerinin yolunu belirler.
Artık! Eşlerin bağlılığı zaten var olması gereken bi şey olmaktan kalktı, duyguları tarafından belirlenen bir gerçeklik haline dönüştü. Değişim, esneklik, şimdi ve burada yaşama arzusu ön plana geçerken, kalıcılık, güvenlik, devamlılık can sıkıcı olarak algılanmaya başlanmıştır. Bugün çiftler geleneksel nedenlerden daha çok ilişkilerinin kendilerini tatmin ettiği ve anlamlı geldiği için sadık kalmaktadır.
Kaynakça: Aşkın Halleri/ Alper Hasanoğlu
Sevgiyle Kalın,
Ayşe Gürbüz
- Çocukluk ya da gençlik yıllarında anne ve babalarından kendilerini boğacak kadar çok, özgürce hareket edebilecekleri bir alan bırakmayan yakınlık ve İLGİ görmeleri.
- Yakın ilişkilerde yaralanmış, travmatize olmuş olmalarıdır.
Yorumlar
Yorum Gönder